• USD Alış: 4.7174
  • USD Satış: 4.7363
  • Euro Alış: 5.5201
  • Euro Satış: 5.5422
Burun Etleri Hastalık Değildir

Burun Etleri Hastalık Değildir

29.08.2017 - 11:38:35 | G.Sever

Burun tıkanıklığına yol açan nedenler arasında, kıkırdak-kemik eğrilikleri (deviasyon) ve burun eti sorunları halk arasında en fazla bilinenlerdir. Hastaların çoğu “benim burnumda et varmış” şeklinde tıkanıklık nedenini ifade eder. Oysa burun etleri, tıbbi adıyla konkalar, burun içerisinde normalde de varolan ve solunumda önemli işlevleri bulunan yapılardır.

Burun etleri, burnumuzun içinde, alt-yan bölümlerde bulunurlar. Serçe parmağı boyutlarındaki bu yapılar, burun girişinin 5-7 milimetre gerisinden başlayıp genize kadar ulaşırlar. Kılcal damarlardan zengin olmaları ve hormonal etkiler nedeniyle 3 saatte bir sırayla şişip inerler; bu döngüye “nazal siklüs diyoruz”. Bu sayede yüzeylerini genişletebilen konkaların görevi, buruna giren havanın yavaşlatılarak, ısınması, nemlenmesi ve temizlenmesine yardımcı olmaktır.
Burun etinden kurtulmak isteyen hastaların beklentisini yerine getirip, bunların alınması ya da yakılması halinde geri dönüşümsüz bir şekilde burun işleyişi hasara uğrayabilir. Bunun sonucunda buruna giren hava süzülemeyecek, solunum yollarında kuruluğa ve hastalanmalara yol açabilecektir. Ayrıca burundan alınan hava engellenmeden geçtiği halde, beklenenin tersine, doku kaybı nedeniyle hava hissedilemeyecek ve hastanın tıkanıklık hissi devam edebilecektir. Geniz akıntısı, balgam ve gıcık öksürüğü gibi şikayetler de ortaya çıkabilir; önceden varsa şiddetlenebilir.
Yani burun etlerinin varlığı bir hastalık değildir, ancak bu yapıların büyümeleri burun tıkanıklığına neden olabilir. Yani sorun olan “burun eti büyümesi”dir. Burun eti büyümesi de çeşitli hastalık veya durumların bir sonucu olabilir. Bunlar çok çeşitlidir; örneğin sinüzit hastalığı, salgı kısır döngüleri, burun işleyiş/mukoza bozuklukları, alerjik nezle, beslenme bozuklukları, hormonal durumlar ve sigara kullanımı gibi.
Burun eti büyümesi olan hastalarda önce çeşitli ilaç ve spreyler uygulanmalıdır. İlaç tedavileri ve öneriler ayrıca etkenleri de hedeflemelidir. Bu şekilde hastaların en az yarısı bu öncü tedavilerden önemli ölçüde fayda görür. Ayrıca verdiğimiz tedavi ve önerilere uyulması, takip sürecindeki endoskopik gözlemlerimiz, hastamızın burun işleyişini tam olarak anlamamızı ve bir sonraki adımı belirlememize yardımcı olur. İlaç tedavisinin fayda etmediği noktada çeşitli küçültme operasyonları yapılabilir; geçmişte konkaların tamamının alındığı operasyonlar büyük ölçüde terk edilmiştir. Günümüzde endoskopik konka redüksiyonu adı verilen operasyonlarda, kamera görüntüsü altında, burun etlerinin en çok şişen bölgelerine küçültme yapıyoruz.
Koter, radyofrekans veya lazer gibi araçlardan birisini, burun etinin boyutu, maddi ve teknolojik olanaklara göre seçerek uygulayabiliyoruz. Her aracın birbirine göre farklı avantajları olabilir; hekimlerin de deneyim, bilgi ve endoskopik çalışma kabiliyeti uygulamalarda farklılık gösterebilir. Bu faktörlerin hepsi tedavi başarısını belirler.

Sonuç olarak, burun eti bir hastalık değildir. Tıkanıklığa yol açan burun eti büyümesi tedavi edilmelidir. Burun eti büyümesinin tedavisinin kalıcı olması tüm etkenlerin birlikte ele alınmasıyla mümkün olabilir. Bu amaçla hastaların endoskopik muayene bulgularının doğru yorumlanması, teşhis ve tedavilerin doğru yapılması çok önemlidir.

Dr. Atilla Şengör
Şengör KBB

YORUM YAZ