• USD Alış: 5.3375
  • USD Satış: 5.3589
  • Euro Alış: 6.0523
  • Euro Satış: 6.0765
BİNALARDA YANGIN ÖNLEMLERİNİ BİLİYOR MUSUNUZ?

BİNALARDA YANGIN ÖNLEMLERİNİ BİLİYOR MUSUNUZ?

07.09.2017 - 11:30:05 | G.Sever



Risk dediğimiz zarar görme tehlikesi, tehlike kaynağına göre çok çeşitli olmaktadır. Yangından zarar görme tehlikesine de “yangın riski” denilmektedir. İlkçağdan bugüne, insan hayatında yangın riskinin yeri olmuş, her çağda yeni yangın türleri oluşmuş ve yangından zarar görme tehlikesi her geçen gün artmıştır. Günümüzde, teknolojisindeki gelişmeler ile üretimin de çeşitlenmesi ve gelişmesi ile yeni malzemeler, yeni çalışma ve yaşama alanları, çok katlı ve çok amaçlı binalar yeni riskleri de beraberinde getirmiştir.
Ülkemizde hızlı nüfus artışı ve sanayideki gelişmelere paralel olarak, her geçen gün yangın sayısı artmaktadır. Artan yangın sayısı ile ölüm ve yaralanmaların yanı sıra büyük miktarda hasar da oluşmaktadır.
Türkiye’de yılda ortalama 90 bin civarında yangın meydana gelmektedir. Bu yangınlarda yüzlerce insan yangın nedeni ile ölmekte ve çok daha fazla sayıda kişi yaralanmakta, birçok tarihi eser kül olmakta, aileler evsiz kalmakta ve çalışanlar işinden olmaktadır. Endüstri tesislerinde oluşan yangınlarda, üretim aksamakta, büyük ekonomik kayıplar oluşmaktadır.
Yangının oluşması ve ilerlemesini etkileyen koşullar her olayda farklılık göstermektedir. En etkili önlemler ise birbirini takip eden bu işleyişin iyi bir şekilde analiz edilmesi sonucunda alınabilmektedir.



Binalarda yangın güvenlik önlemleri iki şekilde ele alınmaktadır. Bunlar; pasif yangın güvenlik önlemleri ve aktif yangın güvenlik önlemleridir. Pasif yangın güvenlik önlemleri; mimari proje aşamasında tasarlanan, bina inşaatında yapılan ve kalıcı işlevi bulunan, mimar ve/veya tasarım ekibinin, doğrudan yapının araziye yerleşimindeki planlamadan, yapıdaki pencere büyüklüklerine, mekanların birbirine göre konumlandırılmasına, kaçış yollarının boyut ve özelliklerine kadar her aşamada düşünülmesi gereken, bir takım önlemler dizisidir. 
Pasif sistemler olarak, binanın kaçış yolları, yangın merdivenleri, tesisat şaftları, pompa dairesi, su deposu, yangın bölmeleri, yangın kesicileri ve duman tahliye bacaları sayılabilir.
Binanın pasif yangın önlemlerinin iyi tasarlanması ile aktif yangın önlemlere olan ihtiyaç  azalmakta, hem binanın maliyetini düşürmekte hem de yangın güvenliği daha iyi olurşturulabilmektedir. Ancak; bu durum her zaman sağlanamamakta; bina tasarımında ve veya yapımında genellikle binanın kullanım alanının arttırılması, mal sahibinin isteklerinin karşılanması istenmekte, bunları sağlarken de çoğunlukla yangın güvenliği ihmal edilmektedir.
Pasif yangın güvenlik önlemleri, birçok ülkede, bina inşa yönetmeliklerinin en önemli bölümlerini oluşturmaktadır. 26 Temmuz 2002 yılında Bakanlar Kurulu’nda kabul edilen “Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik” ile Türkiye’de ilk defa ülke genelinde kamu, özel kurum, kuruluşlar ve kişilerce kullanılan her türlü yapı, bina tesis ve işletmelerde alınması gerekli yangın önlemleri ile ilgili yasal düzenlemeler tek bir mevzuat altında birleştirilmiştir. Söz konusu yönetmelik 19 Aralık 2007, 9 Eylül 2009 ve 16 Mart 2015 tarihlerinde üç kez revize edilmiştir.



Aktif yangın güvenlik önlemleri; pasif önlemlere tamamlayıcı olarak binanın yapımı sırasında veya daha sonra eklenen ve sadece yangın durumunda işlevi olan, belirli bir hedefe yönelmiş önlemlerdir. Aktif yangın güvenlik önlemleri, diğer bir tanımlama ile, yangın çıkmadan önce binada hareketsiz duran, yangınla eş zamanlı olarak harekete geçen, yangını kısıtlayıcı, hatta söndürücü etkisi olan mekanik donanımlardır . Aktif yangın güvenlik sistemleri, uyarı ve söndürme sistemleri olmak üzere, ikiye ayrılar. Uyarı sistemleri, yangının başlangıcını algılayabilen dedektörler (ısı, duman v.b.), yangın alarm butonları, kontrol panoları, ışıklı ve sesli uyarı cihazlarıdır. Söndürme sistemleri, sprinkler, köpüklü-sulu söndürme, gazlı söndürme, kimyasal tozlu söndürme ve sabit boru hortumu sistemleridir. 
İnsanların toplu ve yoğun olarak bulunduğu yüksek yapılarda, alışveriş merkezlerinde, kamu kurum ve kuruluşlarında, iş merkezlerinde, okul, hastane, sinema-konferans salonu gibi alanlarda en büyük risk yangın olayıdır.  Yüksek yapılarda yapılabilecek kurtarma müdahalesi ancak itfaiyenin sahip olduğu yangın merdiveninin çalışma yüksekliği ile sınırlıdır. Bu durumda, mimari düzenlemede, yapı bünyesinde, elektriksel ve mekanik sistemlerin düzenlenmesinde önlemler ve bazı kısıtlamalar ortaya çıkmaktadır. Örneğin mimari olarak kaçış merdivenleri ve bunların basınçlandırılmaları ile ilgili düzenlemeleri, katların bölmelere ayrılmaları sağlanmalıdır. Yapısal düzenlemelerde; içyapısı çelik ya da betonarme olarak belirlendiğinde belirli bir zaman yangına dayanıklılığının sağlanması istenmektedir. Elektrik ve mekanik tesisat sistemlerinin, yangının katlara yayılmasını önleyici mahiyette geliştirilmesi de belirtilen önlemler arasındadır.



Tasarım ve yapım aşamasında herhangi bir önlem alınmadan, alarm ve söndürme sistemlerinin (aktif yangın güvenlik önlemlerinin) kurulmuş olduğu bir yapı, yangın güvenliğine sahiptir denilemez. Bu nedenle yapıların tasarım, planlama, inşası aşamalarında, estetiğe, işleve, konfora ve ekonomiye dayalı kaygıların yanında yapılarda ki yangına karşı can güvenliğinin sağlanması konusuna da hassasiyet gösterilmesi gereklidir.
Yangının can ve mal güvenliğini tehdit eden en önemli olaylardan biri olmasına rağmen, ne yazık ki ülkemizde yangın güvenlik önlemlerine gereken önem verilmemektedir. Pasif ve aktif güvenlik önlemleri alınmış bir yapıda, daha sonra yapılacak bir yapısal ve/veya uygulama değişikliği ile alınan önlemlerin yetersiz kalması söz konusu olabilmektedir. Bir yapı içinde ilave kullanım alanı oluşturmak amaçlı bölümlerin birleştirilmesi ya da ayrılması,  konut olarak tasarlanan bir binanın işyeri olarak kullanılması, çatıların kullanıma açılması, elektrik, su, ısıtma ve havalandırma tesisatının değiştirilmesi vb. pek çok uygulama pasif ve aktif güvenlik önlemlerinin etkisini azaltmaktadır.
Binalarda yangının önlenmesi için belirtilen aktif ve pasif güvenlik önlemlerinin alınması sağlanmalıdır. Bu bilinçle yapılacak olan yapıların, kişisel can ve mal güvenliğinin korunmasının yanı sıra milli servetimizin korunmasına da büyük katkı sağlayacaktır. Yangın güvenliği söz konusu olduğunda mimarlık, şehircilik, mühendislik gibi birçok meslek grubuna ve yapı kullanıcılarına sorumluluk düşmektedir. Bir yangınla mücadelenin en kolay yolu, öncelikle yangının çıkmasının önlenmesidir. Bu nedenle her halükarda asıl yapılması gereken yangına neden olacak hal ve hareketlerin önlenmesidir.

 

 

YORUM YAZ